9 Eylül 2009 Çarşamba
sayfa - 9
Bu küçük Cennetçik içerisinde ilerlerken,çevreye uymayan yabancı bir unsur aradılar. bir saatten fazla dolaşmalarına rağmen ada bitmiş ama garip bir şey bulamamışlardı.
Kaptan,leventlerin yanında otururken yine hatıralarını ve gördüklerini yazdığı defterini çıkardı. yazmaya başladı. tarihi çok severdi. hem okumayı,hem de “yarınlara ışık tutması için” yazıyorum derdi. hemen hemen her gün aksatmadan yazmaya çalışırdı. lakin birkaç günden beri tembellik edip defterini yalnız bırakmıştı. işte şimdi bu hasretlerini gideriyorlardu.
Bu arada leventlerde kılıçlarını aralarında vuruşarak şıngırdatıyor,bileyliyor çeşitli idman hareketleri yapıyordu. kimileri namahrem bölgeleri kapalı olarak denize girmiş,kimileride güneşin altına kedi gibi kurulmuştu. herkeste garip bir mutluluk,huzur vardı. bu da imanlarından gelen cesaretti. hakiki imana sahip olan insan tek başına dünyaya karşı koyabilirdi. ne korsanlar,ne de aradıkları melun gemi. Deveyide serbest bırakmıyorlardı tabii.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder