9 Eylül 2009 Çarşamba
sayfa - 35
Böyle birkaç olay kaptan Joseph ve lostromosunu bayağı bir işkillendirmişti. bu adam kimdi? nereden geliyordu? rütbesi neydi? Değerlimiydi? ünlümüydü? Diyerek bunlar uzayıp gidiyordu. Dayanamadı. David'i çağırttı.
Bu Yahudi,tıknaz,hain İspanyolun tekiydi. geminin muhasebe işlerine bakıyordu. çağrıldığını duyar duymaz “ya yakalandım yada zekamı istiyorla”r diye düşünürken yarı sevinç yarı korku içinde kaptana koştu. Hem zekiydi vede hırsızdı. muhasebecilikten pekte zengin olmuştu.
“buyrun haşmetpahım,emredin sultanım. benimi buyurdunuz.”diyerek iltifattan hoşlanan kaptanın önünde yerlere kadar eğildi. neredeyse kafasını yere çarpacaktı. kibirli kaptan çeşitli hayvan kafalarının işlendiği,altın kaplamalı,kırmızı kadife kaplı taht üzerinde hani köpekler arka ayakları üstünde durduklarında ön ayakları nasıl duruyorsa kaptanında duruşu aynen böyleydi. elindeki altın kesesini ayakları önündeki leopar derisinden yapılmış halının üstüne attı. Yahudi,hemen üstüne atladı. bir seksen halının üstünde yatan tabiri caizse ayı yavrusunu gören Kaptan Joseph'in gözleri faltaşı gibi açıldı. Yahudi alelacele ayağa kalktı. kaptan eliyle git git işareti yaparken lostromoyu işaret ediyordu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder