9 Eylül 2009 Çarşamba

sayfa - 26



piri reis gözlerini kısarak çekeceği dümen sapına baktı.

“galiba iki yıl olmuşdu.”diye seslice düşündü. bir sağdaki dümen sapına bir soldakine el atıyor,her hareketinde belirlediği sayıca zikrini çekiyordu.

Ya “sübhanallah”,ya “elhamdülillah”,ya “allahuekber”,ya Kur'an,ya ilahi,ya dua,yadalar uzayıp gidiyor.

Evet,hayalette tam iki yılı telef olmuştu. ama onun imanı bu geçen zamanlarını eskiden 63 yaşından sonra yer altına çekilip,Hz Muhammed (sav) bu yaşta vefat etti. ben nasıl olur da toprak üstünde kalırım diyen Ahmet Yesevi hazretleri gibi,oda gemilerin üstlerinden gemilerin en altına indirilmişti. bir nevi aynı hisler. kaderi ilahi. tevekkeltü alellah. Allah'ı bilen zindanlarda dahi olsa bahtiyar değil miydi ?. o da inşallah bu bahtiyarlardandı.

Ellerine baktı. nasırlaşıp,sertleşmişti. önceden güçlü pazulu,çevik,arslan gibi bir Osmanlı kaptanıydı. şimdi o kaptandan fazla eser kalmamıştı. belinde her daim bir ağrı,nemden ayakları paslıydı. birkaç tane olan beyaz saçı sakalı,tümden beyaza bürünmüştü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder