9 Eylül 2009 Çarşamba

sayfa - 45



“ulan köpek. Kapıyı vurdum vurdum ne diye açtırtmıyorsun.” elindeki fener ortalığı aydınlattığı gibi. Reis'inde gözlerini alıyordu. Gözlerini kırpıştırırken ayaklarınıda ovuyordu. Topal tahta ayağıyla bir fareye vurmaya çalıştı ama kapıya tutunmasaydı az daha tepetaklak. Bu onun sinirlerinin büsbütün arttırdı. Dümencileride gülümsetmişti. Aniden arkasına dönerek kapının eşiğinden loş ışık altında gülenleri tespit etmeye başladı:

“sen,sen,sen. şu herifçioğlunu kaptana götüreyimde sizinle hesaplaşacağız”dedi. hışımla arkasına dönerek:

“sen daha ayağa kalkmadın mı ? Sana kalk demedim mi?”derken elindeki feneri sallandırıyor,gölgeler etrafı geziyordu. Saç sakal iyice karışmış,canavarvari gözlerle ona bakıyordu.

“hayır söylemedin” diye düşünürken Reis ayağa kalktı. ayakları hala sızlıyordu. Topal onun koluna girerek kapıya doğru çekti. Çevik hareketle içeri,dümencilerin arasındaki boşluğa savurdu. Reis büyük adımlarla ileriye doğru savruldu ama düşmedi. bunada sinirlendi ama kaptan bekliyordu. “yürü” diyerek onu itti. Reis'in arkasından kapıya doğru ilerledi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder