9 Eylül 2009 Çarşamba

sayfa - 43



birkaç gün geçti geçmedi. Yağlanmış olan kapı fısıltıyla açıldı. Tık tıkla insan ayak seslerinin karışık olduğu sesler geldi. Bütün gözler topalı takip ediyordu.

Bütün bu olanlara rağmen Piri Reis kamarada uzanmış yatıyordu. Eski dostlarından fareler ortalıkta dolaşıyor rızkılarını arıyorlardı. Ama biliyorsunuzki dost istersen Allah yeter. Ama nafile dolaşıyor. Verilen yiyecekler forsaları bile zor doyuruyor. Bazen fareler o kadar aç kalıyordu ki çekinmeden insanlara bile saldırıyorlardı. Kimisi daha da yaklaşmış,Piri Reisin üzerinde dolaşıyor orasını burasını koklayarak elbiselerini karıştırıyordu.

Reis dünyadan haberi yok hafif ölüme benzetilen uykudaki rüyasında batan gemisinin içerisinden İstanbul sahillerine indi. bindiği kar beyazı atıyla fırtına gibi Topkapı Sarayına girmişti. atından eski türk süvarileri gibi çevik bir hareketle indi. kapıda onu bekleyen Hz. Muhammed (sav) ve yanında elpençe divan duran Kanuni Sultan Süleyman tarafından karşılandı. Hemen Hz. Muhammed (sav)in ellerini öptü. Kanuni ye yaklaştı ama o öptürmedi:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder