9 Eylül 2009 Çarşamba

sayfa - 23



Gümm. ilk düşman ateşi başladı ve gümlemeler birbirini takip etti. biri yelkeni deldi,biri toplardan birini uçurdu,biri bir gurup leventi dağıttı. hakeza ortaya çıkan garip görünüşlü gemi yakın olduğu ve toplarıda güçlü olduğundan her bir dokunuşu derin yaralar açıyordu. ortalık toz duman,etrafta tahta parçaları uçuşuyor. bağırmalar göğe yükselirken,kaptan:

“ateş”diye bağırdı. dost ateşide başladı. Güm,güm,güm. karşıya ne hasar verdiği anlaşılamıyordu. her taraf suni barut sisiyle dolmuştu. Arkasından gelen suni siste buna katılıyordu. Ortalık herbir şeyin karışımı bir kokuyla doluydu. toz,kan,barut,ter... kulaklar sağır olmuştu. belki kaptanın ateş diye bağırmasına değilde,reflekslerinden dolayı topları ateşlemişti leventler. evet bu akla daha yakındı.

Her isabette gemi şiddetli sarsılıyordu. şimdide ana yelken direği gıcırdayarak yıkılmaya başladı. kaptan şaşırmıştı. acaba nasıl bir güç bu koca direği devirebiliyordu.

”Allah'ım bizleri koru,dinini koru”diye dua ediyorken,bağırışmalar daha da arttı. Topların darbeside artmıştı. sanki karşılarında bir gemi yoktu,on gemi vardı. yani bizimkiler bir atarken onlar on yada daha fazlasını cevap olarak yolluyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder