9 Eylül 2009 Çarşamba
sayfa - 22
garip olan birşey daha vardı ki;bu sis çok pis kokmaktaydı. domuz gibi desek abartırmıyız acaba ?
Üst güvertedeki herkes gözlerini dört açmış pis kokulu bu sis bulutunun içerisinde bir hareket,herhangi bir şekil arıyordu. kaptan birden bir karartı gördü. ama tekrar kaybetti.
Aniden geminin onbeş metre ilerisinde denizin içinden gelen köpükler yüzeye çıkmaya başladı. bunlar her geçen saniyede iki yada üç katına çıkarak önce gemi boyunca sonra dahada fazlaca çoğaldı. Gemilerinden de büyük bir alanı kapladı. her taraf çıkan köpüklerle,patlayan sesleriyle doldu. bu arada siste iyice yaklaşmıştı.
Beyazımtırak bir karartı yüzeye doğru yaklaşıyordu. ama tepesi siyahtı. yaklaştıkça heybeti seçilebiliyordu. tüm gözler daha da irileşmiş olarak ona bakıyordu. yaklaştı ve güm diye ortaya çıkınca her taraf deniz suyuyla ıslandı. gemi zelzele yemiş gibi sallanıyordu. leventlerin bazıları geminin sağından bazıları solundan bağırarak denize yuvarlandı. kaptan sıkı tutunduğu için yırtmıştı. ama ihtiyarın bedeni kanlar içinde bir o yana bir bu yana patates çuvalı gibi vurup durdu. güverteyi sular doldurmuştu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder